DOLAR 8,7875
EURO 10,4841
ALTIN 503,90
BIST 1.399
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa 35°C
Sıcak
Şanlıurfa
35°C
Sıcak
Çar 36°C
Per 37°C
Cum 38°C
Cts 39°C
 


 

   


 

  


 

  


 

 
 


 

   


 

  


 

  


 

 

HDP’ye kapatma davası açıldı!

HDP’ye kapatma davası açıldı!
18.03.2021
146
A+
A-

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin, yazılı açıklamasında, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partilerin, toplumun ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmayı amaçlayan kurumlar olduğunu belirtti.

Siyasi partilerin bu amaçlarını evrensel ve demokratik hukuk kuralları çerçevesinde barışçıl yollarla gerçekleştirmelerinin esas olduğunu vurgulayan Şahin, bununla birlikte Anayasa’nın 68/3. fıkrasında ve Siyasi Partiler Yasası’nın 90. maddesinde, siyasi partilerin faaliyetlerini Anayasa ve kanun hükümleri çerçevesinde sürdürmeleri gerektiğinin düzenlendiğini bildirdi.

Yine Anayasa’nın 14. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlayan” faaliyetler biçiminde kullanılamayacağının öngörüldüğünü anımsatan Şahin, şunları kaydetti:

“Anayasanın 69. maddesinin 6. fıkrasında ve Siyasi Partiler Yasası’nın 103. maddesinde, bir siyasi partinin Anayasa’nın 68. maddesinin 4. fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak bu nitelikteki fiillerin işlendiğinin ve odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verileceği belirtilmiş, fıkranın devamında da bir siyasi parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin tüm organlarınca zımnen veya açıkça benimsendiği, yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılacağına işaret edilmiştir.”

Başsavcı Şahin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesinin 1. fıkrasında, “herkesin barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkı”na sahip olduğunun belirtildiğini, aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu hakların kullanılmasına, ulusal ve kamusal güvenliğin korunması, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla kanunla kısıtlama getirilebileceği ilkesinin kabul edildiğini vurguladı.

“AİHM TERÖRÜN KINANMAMASINI DAHİ PARTİLERİN KAPATILMASI İÇİN YETERLİ BİR GEREKÇE OLARAK KABUL ETMİŞTİR”

Şahin, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, terörün kınanmamasını dahi siyasi partilerin kapatılması için yeterli bir gerekçe olarak kabul etmiştir. Siyasi parti yönetici ve üyeleri demokratik ilkeler çerçevesinde faaliyetlerine devam etmeli, terör örgütleri ile irtibatlı ve iltisaklı olmamalı, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlamamalıdır. Bu bağlamda, Halkların Demokratik Partisi yönetici ve üyelerinin beyan ve eylemleriyle demokratik ve evrensel hukuk kurallarının kabul etmeyeceği şekilde davrandıkları, PKK terör örgütü ve bağlı örgütlerle birlikte hareket ettikleri, örgütün uzantısı olarak faaliyetlerde bulunarak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçladıkları anlaşıldığından, adı geçen siyasi partinin kapatılması Anayasa Mahkemesinden talep edilmiştir.”

BUNDAN SONRA SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı HDP hakkında ‘kapatma’ istemiyle bir iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi. Hazırlanan iddianamede HDP’nin ‘terör örgütünün odağı’ iddia ediliyor. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla yargılamayı yapacak. Başsavcılığın iddianamesi Anayasa Mahkemesi’nde dava iddianamesi olarak kabul edilecek. Bu iddianame üzerinden Anayasa Mahkemesi belirleyeceği bir tarihte yargılamaya başlayacak.

HAZİNE YARDIMININ KESİLMESİNE KARAR VERİLEBİLİR

Yargılama kapsamında HDP’den bir savunma istenecek. HDP Yüce Divan’da savunma yapacak. Anayasa Mahkemesi HDP’nin terör örgütünün odak olup, olmadığına karar verecek. Eğer Anayasa Mahkemesi ‘odak’ olduğuna karar verirse süreç kapatmaya kadar gidebilecek. Ancak odak olmanın derecesi de belirleyici olacak. Anayasa Mahkemesi bazı HDP’liler hakkında siyaset yasağı koyup, partiyi kapatmayabilir ya da Hazine yardımının kesilmesine karar verebilecek. Parti kurucularına siyaset yasağı gelmesi de Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararlar arasında…

ANAYASA MAHKEMESİ USUL YÖNÜNDEN İNCELEYECEK

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi Anayasa Mahkemesi’ne gittikten sonra Anayasa Mahkemesi adeta bir mahkeme gibi o iddianameyi inceleyecek. Ardından usul eksiklik olup, olmadığına bakacak. Daha sonra iddianamenin kabulu aşamasında tensip tutanağı hazırlayacak.

SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı Kobani İddianamesi’nde HDP’nin o dönem yöneticileri hakkında bir dava açılmıştı. 6-7-8 Ekim olaylarında HDP’nin Eş Genel Başkanları olan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ bu suçlamadan cezaevindeydi. HDP’ye yönelik terör örgütü PKK’yla ilişkili olduğuna dair oldukça kapsamlı bir iddianame hazırlanmış ve iddianamede HDP’nin terör örgütü ile ilişkili olduğu ve Kandil’le irtibatlı olduğuna dair çok sayıda tespite yer verilmişti. Bu tespitlerin ardından HDP’nin kapatılmasına giden hukuki sürecin oluşmaya başladığı ifade edilmişti.

İNCELEMENİN TEMEL DAYANAĞI KOBANİ OLAYLARI

TSK’nın gerçekleştirdiği Gara operasyonuyla birlikte siyasetten HDP’nin kapatılmasına yönelik sık talepler gündeme gelmişti. MHP Lideri Devlet Bahçeli çok açık bir şekilde HDP’nin kapatılması için adım atılması gerektiğini, kendilerinin de bu yönde gerekirse başvuru yapabileceklerini ifade etmişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı geçtiğimiz haftalarda incelemesini başlatmıştı. İncelemenin temel dayanağı da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan Kobani iddianamesiydi.

HDP’Lİ 9 VEKİL HAKKINDA FEZLEKE HAZIRLANMIŞTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yaklaşık 2-3 yıl Kobani iddianamesinin üzerinde çalışıyordu. Oldukça kapsamlı olan iddianamede HDP’nin o dönemki Eş Genel Başkanları ve MYK üyeleri bu iddianameyle sanık kürsüsüne oturtulmuştu. Kısa bir süre sonra o iddianameyle birlikte yargılama da başlayacaktı. Halen milletvekili olan 9 HDP’li hakkında fezleke hazırlanarak Meclis’e gönderilmişti. Bu milletvekillerinin de dokunulmazlıklarının kaldırılması ve yargılanmasının yolunun açılması ifade edilmişti.

YARGITAY BAŞSAVCILIĞI İDDİANAMESİNİ HAZIRLADI

Fezleke süreci Meclis’te devam ederken Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı hem Kobani İddianamesi hem de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Kobani olayları çerçevesinde hazırlanan fezlekeleri inceledi. Bu incelemesini neticelendirdi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması talebiyle resen Anayasa Mahkemesi’ne iddianamesini düzenleyerek davasını açtı.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin detaylarına Habertürk ulaştı.

Buna göre Başsavcı tarafından hazırlanan iddianame 609 sayfadan oluşuyor. Aralarında HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile önceki eş genel başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu 687 HDP’li için siyasi yasak isteniyor. Başsavcılık iddianamesinde hazine yardımının kesilmesi ve partinin mal varlığına tedbir konulması talep ediliyor.

HDP: DEMOKRASİYE DARBE

Kapatma davasının ardından HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, yazılı açıklama yaptı. Davaya “demokrasiye darbe” tepkisinin gösterildiği açıklamada “Fikren, politik olarak ve sandıkta üstünlük sağlayamadıkları HDP’yi, şimdi yargı eliyle demokratik siyasetten tasfiye etmeyi hedeflemektedirler” ifadesi kullanıldı. Açıklamada “Demokratik siyasetten taviz vermeyeceğiz” denildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.