DOLAR 8,1550
EURO 9,7089
ALTIN 457,33
BIST 1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa 14°C
Hafif Sağanak
Şanlıurfa
14°C
Hafif Sağanak
Pts 15°C
Sal 17°C
Çar 20°C
Per 23°C
 


 

   


 

  


 

  


 

 
 


 

   


 

  


 

  


 

 

Eren; Şişmanlıyoruz… Peki neden?

Eren; Şişmanlıyoruz… Peki neden?
05.03.2021
53
A+
A-

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Eren, yapmış olduğu açıklamada “2019 yılında TÜİK’in yaptığı sağlık araştırmasına göre kadınların %24,8’i obez ve %30,4’ü ise obez öncesi aşırı kilolu, erkeklerin ise %17,3’ünün obez ve %39,7’sinin obez öncesi aşırı kilolu olduğu kaydetti.

Prof. Dr. Eren “Dünya genelinde de gelişmiş ülkelerde her 4 erişkinden biri obez hale gelmiştir. Dedi.

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Eren açıklamasının devamında ise şu ifadelere yer verdi:

“Peki, ama neden şişmanlıyoruz? Aslında bunun çok basit iki cevabı var: Gereğinden fazla miktarda ya da çok yüksek kalorili besinler tüketiyoruz ve hareket etmiyoruz. Kabaca 1980 yılına göre 2000’li yılların sonunda obezite sıklığı iki kat artmıştır. Bu tarihten sonrada önü alınamaz bir şekilde özellikle yüksek gelirli ülkelerde obezite sıklığı daha da fazla artmaya başlamıştır.

Teknolojinin akıl almaz bir hızla gelişmesi hayatımıza kolaylıklar getirdi. Bu durum çoğu zaman iyi bir şey gibi algılansa da aslında sağlığımız açısından olumsuz sonuçları da beraberinde getirmiştir. Artık en yakın yere bile arabamızla gidiyoruz, yürüyen merdiven veya asansör kullanıyoruz, hatta havaalanları gibi kimi yerlerde zeminler bile yürüyen hale geldi. Rekabet duygumuzu spor sahalarında tatmin etmeye çalışırken, çocuklarımız ve gençlerimiz bilgisayar veya tablet başında dünyanın diğer ucundaki rakibiyle yarışa giriyor. Günde en az 3 saatimizin telefon ekranına bakarak geçtiğinin farkında mıyız? Eskiden annelerimizin bizim için sağlıklı ve doğal olarak hazırladığı yemekleri tüketmiyoruz, hızlı yemek kültürü en ücra köşelere bile ulaşmış durumda. Tadı arttırılmış, doyma refleksini zayıflatan rafine ve paketli ürünler sayesinde doymuyoruz, yedikçe yiyesimiz geliyor. Dahası globalleşen dünyada insanların sosyalleşmeden anladığı şey ya bir kafede oturup oldukça kalorili, kremalı bir kahve içmek, ya da sosyal medya da en çok rağbet gören bir restoranda önce yemeğin fotoğrafını çekip sonra yanında lezzetli bir içecek ile onu mideye indirmek. Yine önceden sadece belirli bir bölgeye özgü yiyeceği tatmak ya da satın almak için o bölgeye gitmek gerekirken, şimdi çeşit çeşit yöresel ürünler bir tık uzağımızda. Yani aslında globalleşirken, yerel kültürü de globale taşımış olduk. Tüm bunların sonucunda da gittikçe şişmanladık ve her Pazartesi diyete başlayıp, birkaç gün sonra diyetimizi bozmak zorunda kaldık.

Artık daha fazla şişmanlamak istemiyor ve mevcut fazla kilolarımızdan kurtulmak istiyorsak hareket etmeli, sanal dünyadan uzaklaşmalı, sosyal medyayı sınırlı kullanmalı, sağlıklı ve doğal beslenmeliyiz. Yoksa obeziteye bağlı şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları, kanser, eklem rahatsızlıkları, depresyon, anksiyete ve intihara meyil gibi psikiyatrik bozukluklar ile boğuşmak zorundayız ve bunların devletlerin bütçelerine getirdiği yükler ile karşı karşıya kalmaya devam edeceğimiz çok aşikardır.

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Eren, sonuç olarak sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için özümüze dönmek zorundayız. Gelecek nesillerin bizden daha şişman olmasını istemiyorsak sanal olan değil gerçek bir sosyal bir dünyada yaşamayı teşvik etmeliyiz.” dedi.

Kaynak BozovaHaber

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.